Su Arıtma Cihazları

Anne Sütünde BPA’nın Ne İşi Var

Anne Sütünde BPA’nın Ne İşi Var

Güney Kore Sookmyung Bayanlar Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada ülkenin farklı bölgelerinde zengin, fakir ve orta düzeyde yaşayan gruplardan 325 anne adayı ve çocuğu üzerinde bir araştırma yapılmıştır. Araştırma sonuçlarında çok ciddi sonuçlar bulunmuş, Çocuk emziren annelerin yüzde 70’ten fazlasının sütlerinde kolostrum adıyla bilinen doğumdan sonraki ilk sütlerinde Total ve konjüge BPA ve diğer hormon bozucu maddeler yüzde Kırkında ise serbest BPA olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca annelerin % 16’sının sütünde Nonilfeno ve yüzde 27’sinde oktilfenol olduğu belirlenmiştir. Total BPA ölçü olarak ele alındığında çocukların her gün içtikleri 500 mililitre süt başına 1.20 ppb BPA’ya maruz kaldıkları saptanmıştır. Söz konusu çalışmada 3 ve 15 aylık olan çocukların %93’ünün idrarında yüksek miktarda BPA bulunduğunu doğumsal gelişim kusurları olan çocukların içtikleri sütlerde BPA ve FENOL miktarlarının da daha yüksek olduğunu tespit etmişlerdir. Bu çalışma sonucunda bu konuda bilinçsiz davranan ve yüksek derecede BPA maddesine maruz kalan annelerin bu toksik maddeleri emzirdikleri çocuklara geçtiği için bu çocukların salgı sistemlerini ve üreme sistemlerini bolduğu görülmüştür. BPA’nın hem kadın hem de erkekler için hormon bozucu bir madde olduğu kanıtlanmış ve kayıtlara geçmiştir.

Bu sorunların çocuklar için kalıcı zararlarından bazıları şunlardır;

Erken buluğ, sertleşme, erken boşalma ve kısırlık gibi telafisi güç hatta imkansız sorunlara yol açtığı da şüphe götürmez bir gerçek. Profesör Doktor Ahmet Rasim Küçükusta farklı çalışmalar ise öğrenme ve davranış bozukluğuna saldırganlığı arttırdığını ve öğrenmeyi güçlendirdiğini eşcinsellik, obezite, diyabet, astım, kalp – damar ve böbrek hastalıkları Kadınlarda meme erkeklerde prostat kanserinin bpa ile ilişkilendirilen hastalıklardan bazıları olduğunu dile getiriyor. Profesör Doktor Ahmet Rasim Küçükusta genler üzerine olan etkisinin daha sonra ki nesillerde daha belirgin olacağının ihtimalinin çok yüksek olduğunu söylüyor.

Kolombiya Üniversitesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen ileriye dönük araştırmalar 568 kadının gebeliklerini son 3 ayı içinde bunlardan doğan çocukların ise 3,5 ve 7 yaşlarında idrar BPA seviyeleri ölçülmüş.

Doktor tarafından 5 ve 12 yaşları arasındaki çocuklara semptomlarına, solunum fonksiyon testlerine ve Tıbbi hikayelerine dayanılarak astım teşhisi konulmuştur. Çocuklar 5 , 6 ve 7 yaşlarına geldiklerinde son 12 ayda hırıltılı solunum varlığı belirlenmiştir. Journal of allergy and clinical immunology de yayınlanan araştırmada çocukların %90 dan fazlasının idrarlarında BPA bulunduğu BPA seviyesi ile astım ve hırıltılı solunum ilişkisi olduğu belirlenmiş, 3 5 ve 7 yaşlarında en yüksek BPA seviyelerine sahip olan Çocuklarda astım riskinin %40 daha fazla olduğu hesaplanmıştır.

Washington ve California Üniversitesi genetik uzmanlarının proceedings of the National Academy of sciences’ta yayınlanan ve maymunlar üzerinde yapılan araştırmalar BPA’nın kromozom hasarları, kadınlarda üreme sorunu, doğumsal gelişim kusurları, düşükler ve fetüste Down sendromuna yol açtığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuca göre gebe maymunlarda ki etkileri sadece anne ile sınırlı kalmayıp doğmamış yavrularının yumurtalarını da etkileyerek kısırlığa yol açtığını ortaya çıkarmıştır. Araştırmanın uzmanlarından Hunt olanları şöyle aktarıyor. Bu sonuçlar insanlar üzerinde yapılmamış olsa bile gerçekten ciddi derece endişelenmemiz gerekmektedir. Çünkü daha önce kurtçuk ve Fareler de yapılan araştırmalarda maymunlarda kini benzer sonuçlar vermişti Aslında insanlarda BPA ve üreme sistemi arasında bu tür bir sebep sonuç ilişkisini ortaya koyacak bir araştırma yapmak da mümkün değildir.

Environmental health perspectives isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmada 476 kadının idrarında gebeliklerin 2 ve 26. haftalarında BPA miktarları 26 hafta dolaylarında kanlarında serbest troksin Total T4 TSH ve bebeklerinde de doğumdan birkaç gün sonra TSH değerleri ölçülür. Kaliforniya Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan bu araştırmada BPA ya maruz kalan hamile kadınların ve erkek bebeklerin tiroid fonksiyonlarının etkilendiği tespit edilmiştir. Gebe kadınlarda BPA’da ki her iki misli artışta Total T4 ün 0.13 miligram azaldı yani tiroid bezinin daha az çalıştığı belirlemiştir.

ingiltere’de David Melzer başkanlığında bir heyet yaşları 40-74 arasında olan 1619 kişi üzerinde 10 gün süren bir çalışma yapar. Kalp damar hastalığı ve diyabetleri olmayanların idrarlarında BPA seviyelerinin ölçüldüğü bu araştırmada 758 kişidekalp hastalığı gelişti gözlemiştir.

JAMA dergisinde yayınlanan bu araştırmada beş gün süreyle günde bir kutu konserve sebze çorbası içenlerin idrarlarında ki BPA’nın açık sebze çorbası içmeyenlerinkine göre yüzde 1200 kat fazla olduğu ortaya konmuştur.

Prof. Dr. Ahmet Rasim küçükusta şöyle demiştir; BPA kanımızda, idrarımızda ‘tabii olarak bulunmayan’ ve vücudumuzda hiçbir faydalı işlevi olmayan bir kimyasal madde. Ben hormon bozucu etkileri olan bu maddenin zerresinin bile vücuduma girmesini sakıncalı buluyor ve istemiyorum. O kadar.

2012 yılı nisan ayında yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre göbek bağında otizmede sebebiyet verebilecek 200 kirletici tespit edildi denilmektedir. Her beş kişiden birinin neden engelli olduğu, yeni doğmuş birçok bebekte kanser, organ yetmezliği, gibi binlerce sorunun sebebinin neler olduğu hakkında bizleri bilgilendirmektedir.

Kolostrum Nedir?

Kolostrum sütü, doğumdan sonra ilk 4-5 gün anne tarafından yavruya verilen ilk süttür, diğer ismi ağız sütüdür. Bileşimi normalden farklıdır ve sarımsı renkte hafif tuzlu ve tatlıdır. Normal sütle karıştırılmamalıdır.

Nonilfenol Etoksilat Nedir (NFE):

Sıradaki zararlı kimyasal, “kadınlaştıran kimyasal” olarak da bilinen nonilfenol etoksilat (NFE).

NFE, tıpkı SLS ve SLES gibi, çamaşır deterjanlarında kullanılan ucuz bir sürfaktan. Ancak vücudumuzda SLS ve SLES’den biraz farklı bir etki gösteriyor: Vücudumuz, bu kimyasalla, bir kadınlık hormonu olan östrojeni birbirinden ayırt edemiyor. Dolayısıyla endokrin sistemini bozucu bir etkisi var.

Laboratuvar ortamında östrojen hormonu uygulanan canlılarda böbrek ve karaciğer bozuklukları, testis küçülmesi ve sperm sayısında düşüş, büyüme ve metabolizma bozuklukları ve artan ölüm oranları gözlemlenmiş. Alabalıklarla yapılan bir deneyde ise, östrojen alan erkek alabalıkların dişi gibi davrandığı gözlemlenmiş.

Çamaşır deterjanlarında NFE kullanımı, Kanada ve Avrupa’da kısıtlanmış durumda. ABD’nin en büyük süpermarket zinciri WalMart bile, üreticilerinden NFE içermeyen ürünler sağlamalarını talep ediyor. Ne var ki, NFE’nin evsel deterjanlarda kullanımını durdurmak yetmiyor. NFE, her şeyden önce tekstil sanayiinde kullanılıyor. Pek çok dünyaca ünlü markanın Çin, Hindistan, Sri Lanka, Vietnam, Filipinler gibi ülkelerde ürettirdiği giysiler, NFE’ye bulanmış vaziyette mağazalardaki yerlerini alıyor.

Nonilfenol etoksilatlar bozuldukça, zehirli ve kolay çözünmeyen bir madde olan nonilfenol açığa çıkıyor.

Kaynak: Dr. Mercola, Care2

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir